Üzülmeyin, gevşemeyin eğer inanıyorsanız galip sizsiniz

- 02:22, 15/5/2006

 sene bin dokuzyüz çift sıfır. Dedeniz bilmez ama belki babanız bilir. Salı günü cuma namazından çıktıktan sonra at üstünde yaya olarak harbe gidiyoruz. Çölde kar diz boyu.Krşımda düşman askeri. Çektim kılıcımı iki el ateş ettim. Düşmanı bacağından vurdum. Benim kolumu alçıya aldılar. Son surat hastaneye gidiyoruz.Arabada damla benzin yok.Zaten o zaman elektrik yok. Mum ışığında televizyon izliyoruz!.......

 

3 Yorum | Yorum yaz

sıkıcı bir gün daha - 10:55, 12/5/2006

İnsan hayattan sıkılmamak için ne yapmalıdır.

Neden günümüz insanı sürekli hayatının sıkıcı olduğundan bahisle yeni şeyler arayıp duruyor.Ama  çağımız  gerçekten monotonmu yok sa insanın istekleri arttığından mı öyle geliyor.

Bence ikincisi, zira geçmişte bu kadar televizyon , internet gibi iletişim  araçları yoktu. Ayrıca ulaşım bu kadar hızlı ve rahat değildi. Nitekim insanların büyük bir kısmı ahmet arifin de bir şiirinde dediği gibi kendi köyünde doğan ve doğdukalrı gibi ölen insanlardı. Hayatında gördüğü  tek yer köy tek insan kendi köyündek  sayılı kişi, tek olay yılın mevsimlerinin devenimi ile geçen çalışmaktır.

Oysa günümüzde artık büyük bir kısım insa değil doğduğu köyde doğduru  ülkede bile ölmüyor.  Ve  en azında  bir kaç şehir görüp,  değişik hayatlar ve olaylarla karşılaşıyor. Hatta sanal alemden biraz ilgisi varsa pek çok yabancı tanıyor.

O halde insan   neden hep daha fazlasını istiyor.

Bu sorunun cevabı da bence aynı şeyde yatar. İnsan kendinden üst gördükçe onun gibi olmak daha çok kazanmak  daha iyi yaşamak daha  aktif bir hayat istiyor.

Olaya din açısından bakarsak bunun adı şükürsüzlük, insan açısından bakarsı aç gözlülüktür.


1 Yorum | Yorum yaz